Aslında kendi içine yaptığın bir yolculuk bu… "Son Samuray" filminde "hiç düşünce-no mind" cümlesini o zaman anlamamıştım çok. Ama şimdi anlıyorum ki kendinle başbaşa kalabildiğin, dışardaki her olumlu ve olumsuz faktöre rağmen kendi "ruhunu" dinleyebildiğin, dinlemen gereken bir yolculuk… sonunda "başkaları"nın düşüncelerini aklından silip sadece kendinle hesaplaştığın, sonra kendini kabullendiğin ve en sonunda da sabredersen kendini değiştirebildiğin bir yolculuk. Ne zaman sonunun geleceğini bilmediğin ama nereye gitmek istediğini bilmen gereken bir yolculuk..
Ve ben…. Bu yolda hala emeklemeyle yürüme arasındayım.. Defalarca kez düştüm, ama bunun bana öğrettiği en güzel şey her düştüğümde ben istediğim sürece kalkabileceğim oldu. Korkularımın yada sahip olduğum kibrin beni hayatta ne büyük adımlardan alıkoyduğunu, minderlerin üzerinde yuvarlanmaya çalışırken anladım. Önce kafamı çevirip bakmadığım yere, gidemeyeceğimi anladım. Gözlemlemenin ve farkedebilmenin ne büyük bir güç olduğunu anladım. Ve bunlara rağmen, hala düşüyorum.. Defalarca kez.. Ve hala kalkabiliyorum..
Ama bu yolda en önemli şey de sana yol gösterecek kişiyi doğru seçmek ve onun öğrencisi olmaya çalışmak. Japonların bunun hakkında bir atasözü var mıdır bilmem ama bunun nedeni çok basit: "Kılavuzu karga olanın burnu çamurdan kurtulmaz". Belki bu disiplini anlatmaya çalışırken biraz kaba oldu, ama yanlış birinin peşine takılıp o çamurların içinde debelendiğim zamanlardan beri aklıma kazıdığım tek şey bu. Önce takip ettiğin kişi savrulmamalı o yolda, nereye gittiğini bilmeli.. Sonra sen onu rahatsız etmeden, arkasından gidebilmelisin. Ve sana güvendiğinde, o yoldaki engelleri nasıl daha kolay aşabileceğini gösterebilir birgün..
Bu yolculukta herşeyden önce en basit görünen ama en önemli şey "yürümeyi" öğrenmek..
Belki ilerde daha güzel anlatabilirim, ben de daha iyi anladıkça..
https://www.facebook.com/ShinkiryokuDojohttp://shinkiryoku-tr.blogspot.com.tr
10.03.2014
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder